Türkiye’nin İlk Mobilya Test Laboratuvarı İnegöl’de Kuruluyor

Kategori: (Mobilya) Yazan: admin, 12-12-2011

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

inegolM5YAZBK Türkiyenin İlk Mobilya Test Laboratuvarı İnegölde Kuruluyor

MOBILYALARIN DAYANIKLIĞI İLE İLGİLİ 25 AYRI TEST
Yaklaşık 2 milyon Euro maliyeti bulunan tesiste mobilyaların dayanıklılığı yönünde 25 ayrı test yapılarak sertifika verilebilecektir. Üreticiler bu test için ürünlerini Avrupa’ya yollarken e bu testler Türkiye İnegöl’de yapılacaktır. Bu sayede üreticimizin üzerinden de ciddi bir maliyet kalkacaktır. Mobilyada marka değeri taşıyan İnegöl bu tesis sayesinde kurumsal yapısını da tamamlayarak dünya sektöründeki yerini sağlamlaştırmıştır.
Bu konuda bir açıklama yapan TÜVRheinland Türkiye Genel Müdürü Sebastian Doose TuvRheinland ana şirketinin 140 yıldır farklı sektörlerde ve kalitede faaliyet gösterdiğini belirtti. Ürünlerin üzerinde TüvRheinland logosu gören herkesin kalite ile bağdaştırdığını anlatan Doose “İnegöl zaten kaliteye koşuyor, kurulmuş olan mobilya test laboratuarı ile bütün sektöre hizmet vermeyi planlıyoruz” dedi.

TEST LABORATUVARI, İNEGÖL’UN MOBİLYA İHRACATINA KATKI SAĞLAYACAK
İnegöl Mobilyasının gücünün zaten tüm Türkiye’de bilindiğini söyleyen İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise ; “Şimdi de TUVRheinland İnegöl Mobilya Test Laboratuarı ile kalitemizi de pekiştirmiş oluyoruz” dedi.
İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Anıl da; “İnegöl Mobilya sektörü 150 milyon dolar ihracat yapan bir sektör olmuştur. Bu laboratuar; önümüzdeki yıllarda ihracatın artmasına önemli katkı sağlayacaktır. Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

TÜM TÜRKİYE’YE HATTA HİNDİSTAN’A KADAR UZANAN BÖLGEYE HİZMET VERİLECEK
Dünya çapında 8 tane mobilya test laboratuarı bulunan TuvRheinland’ ın 9′ uncu laboratuarı Türkiye’de İnegöl’ de hayat buldu.  İnegöl Modef Expo fuarı ile birlikte hayata geçecek olan test laboratuarında sadece ürünün emniyeti değil, ekolojik ve sürdürebilirlik konularında da hizmet verilmesi planlanmaktadır.
Ayrıca bu laboratuarda sadece İnegöllü üreticilere değil, tüm Türkiye ve hatta Hindistan’ a kadar olan bölgede üretim yapan bütün üreticilere hizmet sunması planlandı.
Mobilya test laboratuarının kurulum maliyeti yaklaşık 2 milyon Euro olurken, bu maliyetin geneli makine yatırımında değerlendirildi. Almanya’dan özel getirilen makinelerle bütün mobilya firmalarına üst düzey hizmet verilmesi amaçlanıyor.

LABORATUVAR, TÜRKİYE’DE TEK
İnegöl Mobilyası dahil olmak üzere tüm Türkiye’ de oturma grubu, ofis mobilyaları ve diğer tüm çeşitlerdeki ürünleri dünya standartlarında üretmek ve büyük markalar haline getirmek için atılan bu büyük adımda üreticiler dünyada dört bir tarafında geçerli sertifika belgelerini artık İnegöl’den alabilecekler.
Ürünler test aşamasında yaklaşık 25 istasyondan geçerek pozitif ya da negatif test raporları oluşacaktır. Pozitif test raporu oluştuktan sonra ürünleri üreten işletmelerde tetkik yapılması ve ardından üretim uygunsa sertifikalarının oluşturulması gerekmektedir.
Ayrıca sağlığa zararlı maddeler ile ilgili yapılan testler sonucunda da sertifikalarını alan üreticiler, ürünlerinin hem kaliteli hem de emniyetli olduğundan emin olacak dolayısı ile tüketiciler de gönül rahatlığı ile bu ürünleri satın alabileceklerdir.

Mobilya Dekorasyon

Mobilya sektöründe bilinçlenen tüketici rekabeti artırıyor

Kategori: (Mobilya) Yazan: admin, 28-11-2011

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

15112965 Mobilya sektöründe bilinçlenen tüketici rekabeti artırıyor

Mobilya sektöründe hızla artan bir rekabet olduğunu ifade eden Tepe Home Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı İlhan İl, tüketicilerin daha bilinçli ve beklentilerinin daha yüksek olduğunu belirtti.

spacer Mobilya sektöründe bilinçlenen tüketici rekabeti artırıyor
FUARLARA katılım ve internet kullanımının mobilya sektöründe bilgi ve gelişimi tetiklediğini belirten Tepe Home Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı İlhan İl, “Mobilya endüstrisi hızlı bir dönüşüm geçirerek bilgi ve sermayesi yoğun bir moda sektörü olma yolunda ilerliyor” dedi.

Türkiye’de tüketim alışkanlıkları ve tüketici tercihlerinin ciddi bir şekilde değiştiğinin altını çizen İl, “Bu değişiklilere paralel bir şekilde mobilya sektörü de değişiyor. Gelir seviyesi yükseldikçe beklentiler ve markalı ürünlere olan talep artıyor. Üretimin alt yapısı gelişiyor ve dünya standartlarına ulaşılıyor. Fuarlara katılım ve internet kullanımı, sektörde bilgi ve gelişimi tetikliyor. Böylece yeni malzemelere ulaşılıyor, malzeme kullanımı, trendler, renkler yakından takip edilebiliyor” diye konuştu.

Sektörün geleceğinden umutluyuz

Türkiye’nin mobilya sektörü açısından rekabet gücünün yüksek olduğunu belirten İl, şunları söyledi:
“Bu rekabet gücü ile birlikte de mobilya pazarı hızla büyümektedir. Ülkemizde 30’un üzerinde üniversitede yer alan tasarım bölümlerinde yetişen çok sayıda genç tasarımcı sektörümüze dinamizm katmaktadır. Ülkemizdeki şehirleşme, geniş aileden çekirdek aileye geçiş, kişi başına düşen gelirin hızla artması, TOKİ’nin ve çok sayıda inşaat şirketinin yeni konut projeleri üretmesi, yapılmakta olan ve planlanan iş merkezleri, otel yatırımları ve kentsel dönüşüm projelerine baktığımızda sektörün geleceği için olumlu düşünmek gerekmektedir.

Tüketici nokta hedef ile geliyor

Sektörde hızla artan bir rekabet var. Günümüz şartlarında yüksek kar marjları ile çalışabilmek mümkün değil. Bu yalnızca rekabet ya da krizlerden kaynaklanmıyor, müşterilerimiz de değişiyor. Fiyat, satış için tek kriter değil. Kalite, satış anında ve sonrasındaki hizmet, garanti, iade ve değişim koşulları gibi pek çok değişken tüketicinin kararlarını etkiliyor. Müşterinin ürüne erişimi için alternatifler çoğaldı. Artık tüketici bilinçli ve arzu ettiği ürünleri internet sitesinde inceleyerek nokta hedef ile geliyor. Tepe Home olarak biz mobilyanın yanı sıra ev aksesuarı ve hediyelik ürün satışı da yapıyoruz. Bu nedenle perakendedeki rakabeti daha yoğun hissediyoruz. Ülkemiz genç ve satın alma gücü yüksek 73 milyonluk büyük bir pazar var. Türkiye’nin organize perakende sektörü, Avrupa Birliği’nin en büyük yedinci, dünyanın ise en büyük 10’uncu pazarı durumunda. Bu nedenle sektörde daha fazla yabancı rekabeti ve dünya krizi sonrasında da yeni satın almalar ve konsolidasyonlar bekliyoruz.

Yaşam konforu önem kazanıyor

GÜNÜMÜZDE yaşam şartlarının değişimine bağlı olarak, alışkanlıkların da hızlı değişim gösterdiğinin altını çizen İl, “Bu hızlı değişim sonucunda yaşam konforumuz önem kazanıyor. Eskinin hacimli, ağır mobilyaları günümüzde yerini çok işlevli, fonksiyonel, yaşamı kolaylaştıran sade ve yalın mobilyalara bırakıyor. Mutfaklar ise artık sadece yemek pişirilen alanlar olmaktan çıkıp, ailenin bir araya geldiği, sohbet edildiği, dinlenildiği mekanlar haline dönüşüyor. Bu değişim doğrultusunda mutfaklar daha çok ev mobilyası görüntüsünde şekilleniyor. Tüm mobilyalarda mekanda huzur yaratacak bej, krem, vizon ve gri tonları kullanılıyor” diye konuştu.

Her fabrika yeni istihdam demek

ŞİRKETİMİZ ürünlerini üç kanaldan satışa sunuyor. Bunların ilki Tepe Home Mağazaları olup halen 14 ilde 22 Tepe Home Mağazası bulunuyor. Bunların 15 tanesini kendimiz işletiyor, yedi tanesini ise bayilik sistemiyle çalıştırıyoruz. 2011 yılında İstanbul Marmara Forum AVM’nde, Ankara Siteler’de, Alanya, Eskişehir, Giresun ve Konya’da altı mağaza açtık. Elazığ’da da bu yıl içinde bir mağaza açarak yıl sonu itibariyle 23 Tepe Home mağazasına ulaşmayı hedefliyoruz. 2012 yılı için şimdiden sözleşmesini imzaladığımız ya da imzalamak üzere olduğumuz üç mağaza planımız daha var. 2012- 2014 yıllarında açacağımız yeni mağazalarla tüm yurtta hizmet verecek 40 Tepe Home mağazasına ulaşmayı öngörüyoruz. Açılacak fabrikada ve mağaza ilave istihdam demek. Bugün itibariyle açılan her bir Tepe Home mağazasında ortalama 25 personel istihdam ediliyor. Bu durumda, açılacak Tepe Home mağazalarımızda ilave 600 istihdam yaratılması bekleniyor.”

hürriyet.com.tr

Raf ünitelerinde son trend!

Kategori: (Dekorasyon) Yazan: admin, 20-11-2011

Etiketler : , , , , , , , , , , , ,

En_Son_Gncellenen8__m803 Raf ünitelerinde son trend!

Bu farklı ve pratik tasarıma sahip raf ünitelerinden birini kendiniz için seçin!

Ünlü tasarımcı Paola Navone, Koza adını verdiği sade olduğu halde göz dolduran raf tasarımları ile bu alanda resmen ufkumuzu genişletti…

Son yılların en moda trendi olan raf üniteleri vitrin ve dolap anlayışımızı tamamen değiştirdi…

Raf üniteleri ile ne şahane mekanlar yaratabileceğimizi farklı markalar ve farklı konularda sürekli deneyimledik… Fakat ben bu raf ünitelerini gördüğümde kendi evime böyle birşey yaptırmayı nasıl düşünemedim diye hayıflandım. Çünkü fazlasıyla kullanışlı ve zarif…

1 Raf ünitelerinde son trend!

Hem dünyada hem de Türkiye’de farklı tasarımcıların yaratıcı zekalarından ortaya çıkan raf üniteleri bugüne kadar bizleri büyülemişken, bu koza adı verilen tasarımlar bizi farklı bir bakış açısı ile daha tanıştırdı…

2 Raf ünitelerinde son trend!

Kavisli kontra plaklar ile çerçeveleri yapılmış yaratıcı raf üniteleri minimalist bir havayı yaşam alanlarınıza armağan ediyor…

3 Raf ünitelerinde son trend!

Açık ya da kapalı, yukarıdan aşağı ya da yan yana… Nasıl konumlanacağına siz karar verin..

4 Raf ünitelerinde son trend!

Üzerindeki desenler dijital baskılar ile gerçekleşebiliyor.

5 Raf ünitelerinde son trend!

İsterseniz gösterişli bir görünüme bürünsün, isterseniz basit siyah beyaz bir tasarımla bambaşka bir hava yaratın…

6 Raf ünitelerinde son trend!

Banyoda, mutfakta, yemek odasında, çocuk odasında, antrede, yatak odasında ya da salonda… Yerine ve şekline siz karar vermekte
özgürsünüz…

7 Raf ünitelerinde son trend!

Ünlü tasarımcı dokuz farklı modeli dekorasyon severlerle buluşturmuş durumda. Onuncusunu ben yaratabilirim bana özel olsun diyor ve
kendinize güveniyorsanız bu daha da süper olacaktır…

8 Raf ünitelerinde son trend!

Nasıl yaptıracağınıza gelince, yine usta bir marangoz imdadınıza yetişecektir…

Trendeko.com

Sinema odası kapış kapış satılıyor

Kategori: (Mobilya) Yazan: admin, 18-10-2011

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

LiveImages%5CFoto%20Haber%5C167%5CSinema%20odas%C4%B1%20kap%C4%B1%C5%9F%20kap%C4%B1%C5%9F%20sat%C4%B1l%C4%B1yor%5C9875 Sinema odası kapış kapış satılıyor

Bursa’nın İnegöl ilçesinde, bir mobilya firmasının ürettiği yatak, projeksiyon cihazı, DVD, hoparlörler ve kumandayla hareket ettirilebilen ön ve yan perdeleriyle daha çok bir sinema odasını andırıyor. 45 bin TL değerindeki sinema odasından şu ana kadar 25 adet satıldı.

spacer Sinema odası kapış kapış satılıyor

İFOR (İnegöl Fuar Organizasyonları) tarafından düzenlenen Mobilya ve Dekorasyon Fuarı (MODEF EXPO), dün törenle açıldı. 142 firmanın yeni tasarım ürünlerinin sergilediği fuar, Bursa ve çevre iller kadar yurt dışından ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.

Klasik koltuk takımları, yatak ve oturma odası, çocuk-genç odası takımları, sandalye, koltuk, sehpa gibi ürünlerin bulunduğu fuarda en büyük ilgiyi bir firmanın özel imalatı olan ilginç yatak çekiyor. Bir sinema odasını andıran yatak ve üretimleriyle ilgili bilgi veren Burak Demirtaş, 2005′ten bu yana İnegöl’de mobilya ürettiklerini söyledi.

LiveImages%5CFoto%20Haber%5C167%5CSinema%20odas%C4%B1%20kap%C4%B1%C5%9F%20kap%C4%B1%C5%9F%20sat%C4%B1l%C4%B1yor%5CSAMAN Sinema odası kapış kapış satılıyor

Farklı ürünlerle müşterilerinin karşısına çıkmaya çalıştıklarını anlatan Demirtaş, şöyle konuştu:

“Yaklaşık 2 yıl önce tamamen kendi tasarımımız olan bir yatak geliştirdik. Yatağın baş kısmında, projeksiyon cihazı, DVD, üst tarafında hoparlörler, kumandayla hareket ettirilebilen ön ve iki yan perde bulunuyor. Yatağa girdiğinizde kumandayla perdeleri indiriyorsunuz ve dışardan kimse yatağın içini görmüyor. Projeksiyon cihazıyla ön perdeye görüntüyü aktarıyorsunuz ve sinema keyfiniz başlıyor. Projeksiyon cihazına bilgisayar, play station ve uydu cihazı da bağlanabiliyor.”

45 bin liraya Türkiye’de 25 adet satıldı

İstenildiğinde ön perde yerine görüntünün duvara yansıtılabileceğini vurgulayan Demirtaş, “Projeksiyon cihazıyla televizyon baz alındığında yaklaşık 250 ekran görüntü elde edilebiliyor. Görüntü kalitesi de oldukça yüksek. Bu modelle mobilyada son noktaya geldiğimizi düşünüyoruz” dedi.

Basit modellerle üretime başladıklarını ve bugün özel üretimlerle ilgi çektiklerini ifade eden Demirtaş, şunları kaydetti:

“Sinema keyfini yatağa hatta içine taşıyan bu sistemde kullanılan malzemelerde kaliteye önem verdik. Bu yüzden perakendede 45 bin liraya satılıyor. Türkiye’de bugüne kadar 25 adet sattık. Yurt dışında İran, Dubai ve Azerbaycan’a birer adet gönderdik. Maddi geliri yüksek kişilerin hoşuna gitti. Tamamen keyif işi. Fuarda da satış yapacağımıza inanıyorum.”

LiveImages%5CFoto%20Haber%5C167%5CSinema%20odas%C4%B1%20kap%C4%B1%C5%9F%20kap%C4%B1%C5%9F%20sat%C4%B1l%C4%B1yor%5C1Q1Q Sinema odası kapış kapış satılıyor

hürriyet.com.tr

Artık koltuklar nefes alıyor!

Kategori: (Mobilya) Yazan: admin, 24-05-2011

Etiketler : , , , , , , , , ,

 Artık koltuklar nefes alıyor!

Lazzoni Mobilya’nın, Türk kullanıcılar ile buluşturduğu Nicoletti Home koltukları, canlılar gibi nefes alıyor. En üst kalitede, %100 doğal deriden üretilen Nicoletti Home markası, görsel açıdan şıklığı, ergonomik ve sağlıklı yapısı ile de uzun yıllar kullanımı garanti ediyor.

Kolçaklar ve oturum yerindeki dikiş detayları ile hareketlenen eşsiz tasarım, metal ayaklardaki form ile tamamlanıyor. Heybetli görünümüne rağmen son derece hafif olan Manhattan koltuğun iskeleti kayın ağacından özel olarak üretiliyor.

‘Topgrain’ adı verilen, en az endüstriyel işlem görmüş olan ve en üst kalitedeki natürel derinin kullanıldığı Manhattan koltuk; üretim öncesi malzeme seçiminden, ambalajlanma aşamasına kadar 10 farklı kalite kontrol sürecinden geçiyor. Özel mühendislik uygulamasının bir ürünü olan Manhattan koltuğun her bölümünde farklı yapıda sünger bulunuyor. Yüzde yüz rahatlığı sağlamak için üç farklı tipte süngerin tercih edildiği koltuğun oturum kısmında, özel bir kolon sistemi kullanılıyor. Oturum şekline göre ayarlanabilen başlıktaki özel mekanizma da Manhattan koltuğun rahatlık katsayısını yükseltiyor.

Türkiye’de sadece Lazzoni mağazalarında satışa sunulan Nicoletti Home koltuklarının, farklı model ve renk seçenekleri de bulunuyor. Nicoletti Home etiketli şık koltuklar, dünyanın 70 ülkesi ile aynı anda yurt genelindeki tüm LAZZONI mağazalarında Türk müşterilerin beğenisine sunuluyor. Kalitesi ve konfor özellikleri ile İtalyan mobilyasının en iyi örneklerini sunan Nicoletti Home, İtalya’nın en ünlü tasarımcıları ile çalışıyor. Bu dünya markasının; malzeme seçiminden iskelet yapısına, ergonomiye hayat veren formlardan estetik detaylara kadar özel bir tarzı bulunuyor.

MİLLİYET

Nurus havaalanı mobilyasına odaklandı

Kategori: (Mobilya) Yazan: admin, 26-04-2011

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

13265940 Nurus havaalanı mobilyasına odaklandı

Ofis mobilyası firması Nurus, havaalanı terminal ürünleri için 2 milyon avroluk yatırım yaptı. Nurus, havaalanlarının, 5 yıl içinde portföylerinden yüzde 15-20 pay almasını hedefliyor.

Nurus Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Güran Gökyay, düzenlediği basınla sohbet toplantısında, 84 yıldır mobilya üreten ve 4 fabrikada üretim yapan firmanın yurt içi ve yurt dışı yatırımları ve hedefleri hakkında bilgi verdi.

Türkiye’de bu işin nitelikli ve normlara uygun yapılması ve Türkiye’nin MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika) bölgesinde etkili olmasını istediklerini ifade eden Gökyay, “Bizim bütün derdimiz bölgesel güç olmak. Markalı ihracata döndürmek, markanın birliğini, referanslarını oturtmak” dedi.

Gökyay, Avrupa’da son 6-7 yıldan beri ofis mobilyasının bitmiş vaziyette olduğunu, krizin etkisiyle de bunun daha da pekiştiğini, Milano’daki mobilya fuarına ofis mobilyasında tek Nurus’un katıldığını söyledi.

Türkiye’nin mobilya sektöründe inanılmaz şansının bulunduğunu, yeni yapılanmış ve yeni makine parkuruna sahip mobilya sanayinin tasarım noktasını iyi hale getirmesi halinde Türkiye mobilya sanayinin bayrağı İtalya‘dan alacağını kaydetti.

Nurus’un sektörünün bölgesel lideri olma yolunda ilerlediğini, 30 ülkede 100′ün üzerinde satış noktasını bulunduğunu belirten Gökyay, “Biz 12-13 yıldır yaptığımız yatırımlarla Portekiz’den Hindistan‘a kadar coğrafyada Nurus’u marka olarak satar vaziyetteyiz. Son bir yıldır Körfez’de yeniden yapılanmaya başladık. Lübnan’dan başladık, Ürdün, Irak, Kuveyt, Katar, Umman, Suudi Arabistan, Dubai, Fas, Mısır ve Nijerya’ya kadar sadece Nurus markasıyla bir dağıtım kanalına ulaşmayı başardık. Hindistan‘da 1.400 metrekarelik showroom açtık. Hindistan‘da 6 bin kişilik bir ofis yapıyoruz. Mısır’da HSBC Genel Müdürlüğü’nü yaptık” dedi.

Avrupa’da firmaların krize girmeleri ve yeni ürün olmamasının Nurus için Avrupa’da yeni dağıtım kanalı ortaya çıkardığını ifade eden Gökyay, Almanya, Milano ve Kopenhag’daki firmalardan çok ciddi talepler geldiğini, bunun Avrupa’da ikinci dağıtım imkanı sağladığını söyledi.

Gökyay, “Krizin içinde yatırımlarımızı durdurmadık. Ürün gamımız 3-4 firmada ya var ya yok. Krizi büyüyerek aştık. Avro bazında ciroyu 2009 senesinde yüzde 30′un üzerinde artırdık. Geçen yıl yüzde 13 artırdık, bu yıl da yüzde 50′lik artış hedefimiz var” dedi.

HAVAALANI TERMİNAL ÜRÜNLERİNDE NURUS 10. FİRMA

Son 3 yılda inşaat şirketlerinin ciddi şekilde havalimanı ve terminal işletmeciliğine soyunduğunu kendilerinin de bunun önemli bir iş kolu olduğunu düşünerek son 3 yılda ciddi yatırımlar yaptıklarını belirten Gökyay, şu bilgileri verdi:

“Sadece havaalanı projeleri satmak üzere bir bölüm kurduk; e-port, Avrupa’da tren terminallerini hedeflemiş bir satış kanalı. Bu mobilyada alışık olmadığımız niş bir pazar. ‘Ekmeğin’ orada olduğunu düşünüyoruz. Bütün dünyada havaalanı terminal ürünlerini üreten 9 firma var. Son 3 yılda yaptığımız yatırımlarla 10. firma haline geldik. Ürün geliştirme, ürünün tanıtılması, sertifikasyonlarının sağlanması için 2 milyon avroluk yatırım yaptık. Türkiye’de Sabiha Gökçen ve Antalya Havalimanını yaptık. Türkmenistan’da Türkmenbaşı Havaalanını yaptık. Abudabi’de teklif verdik. Şu anda Suudi Arabistan’da 25 bölgesel havaalanı projesi var. Mısır’da havaalanı projeleri devam ediyor. Bakü devam ediyor. Bu sene ve önümüzdeki sene içinde bitecek havaalanları var. Üsküp var. Biz buraya girmeye çalışıyoruz. Sektörde TAV, Limak ve Çelebi gibi Türk firmalarının olması bizim şansımızı artırıyor. Bu Türkiye markasının bilinmesiyle ilgili. Havaalanlarının 5 yıl içinde bizim portföyümüzden aşağı yukarı yüzde 15-20 pay almasını hedefliyoruz.”

Libya’daki gelişmeleri de değerlendiren Gökyay, bu ülkeye ekim ayında 12 milyon avroluk 55 uçak dolusu mobilya indirdiklerini ve yaptıkları işlerin parasını aldıklarını, ancak ellerinde 65 milyon avroluk mobilya teklifinin bulunduğunu ve bunun şu anda kaldığını söyledi.
Gökyay, ayrıca Libya’da devletin kendilerinden bir mobilya fabrikası kurmalarını istediğini, bunun fizibilitelerinin yapıldığını, ancak gelişmeler nedeniyle durduklarını söyledi.

“BU YIL 70-80 MİLYON DOLAR CİRO HEDEFLİYORUZ”

Türkiye’de merdiven altı çok fazla mobilyacı bulunduğunu, bu nedenle kendilerinin toplam sektör içinde ne kadar paya sahip olduklarına ilişkin net bilgi veremediklerine işaret eden Gökyay, “A-Plus ofis yapısında biz pazardan yüzde 60-65 pay alırız. Geçen yılki ciromuz yaklaşık 50 milyon dolar civarındaydı. Bu yıl toplamda 75-80 milyon dolar ciro hedefliyoruz. Geçen yılki cironun yüzde 45′lik kısmını ihracattan elde ettik” dedi.

hürriyet.com.tr

Patronlar Baba Bush’un koltuğundan vazgeçmiyor

Kategori: (Mobilya) Yazan: admin, 22-04-2011

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

13236041 Patronlar Baba Bush’un koltuğundan vazgeçmiyor

Türkiye’de mobilya sektöründe 41’inci yılına giren, Avrupa’nın önemli ofis mobilyası markalarından İsviçreli Girsberger’le ortaklığının 20’nci yılını kutlayan Tuna Mobilya, yıllardır aynı model koltuğu satarak ilginç bir başarıya imza atıyor.

Tuna-Girsberger ortaklığının ilk ürünü olarak bundan 20 yıl önce Türkiye’ye de getirilen Trilax modeli, şirket yöneticilerinin vazgeçilmez çalışma koltuğu olarak popülaritesini koruyor. ABD eski Başkanı George H.W. Bush’un Beyaz Saray’da kullandığı model olması nedeniyle “Baba Bush’un koltuğu” olarak adlandırılan bu model, başta bankacılar olmak üzere pekçok üst düzey yönetici tarafından tercih ediliyor. Tuna Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Tuna, 20 yıllık süreçte piyasaya pek çok yeni model sürdüklerini de belirtiyor. Çeşit bolluğuna karşın Türk yöneticilerinin Trilax düşkünlüğünü “gösterişli ve konforlu” bir ürün olmasına bağlayan Nuri Tuna da, bu modelden vazgeçmeyen yöneticiler arasında yer alıyor.
Bir koltuk-1 milyon TL Ar-Ge
Ortağı Girsberger’in İsviçre’nin Butzberg kendindeki Ar-Ge merkezi ile Almanya’nın Endingen kentindeki üretim merkezlerini ziyaretimiz sırasında görüştüğümüz Nuri Tuna, mobilyadan inşaata kadar uzanan faaliyet alanları hakkında bilgi verirken, bir koltuğun ortaya çıkış sürecine de dikkat çekti. Tuna, şu bilgileri verdi: “İsviçreli Girsberger’in dünyadaki tek yabancı ortağı olarak, ofis koltuklarında 27 modelin 471 versiyonunu sunuyoruz. Bu yıl Türkiye’de 3 yeni çalışma koltuğu çıkardık, bunların içerisinde yer alan komple alüminyum iskeletten yapılan AL3 modelimizin Ar-Ge maliyeti 1 milyon lira civarında. Yılda ortalama 60 bin adet çalışma koltuğu satıyoruz. Türkiye’de bankaların yüzde 80’inin Tuna Girsberger ofis koltuklarını tercih ediyor. Yurtiçinde ve yurtdışında bizim koltuklarımızı satın alan devlet yetkilileri var.”
Sipariş üzerine üretim
Tuna, ev mobilyaları sektöründe de mağazalaşarak büyüyeceklerini söyledi. Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Tuna da, ofis mobilyasında olduğu gibi ev mobilyasında da sipariş üzerine çalıştıklarını belirterek, “Tuna Ev, siparişle çalıştığı ve bazı seçeneklere imkan verdiği için kişiye özel ürün üretiyoruz” dedi.

Haşimi reçeteyle koltuk aldı

ÇALIŞMA koltuğu seçiminde sağlık konusu en önemli faktörlerden biri, doktor tavsiyesi ile Tuna-Girsberger’e gelenler arasında Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi de bulunuyor. Haşimi ‘Zampona’ modeli ofis koltuğunu satın aldı.

Babalar ortak oldu, çocuklar sürdürüyor

TURAN Tuna ile Heinrch Girsberger’in 1992 yılında kurduğu ortaklık 20’inci yılını kutlarken, işi devralan çocuklar bunu geliştirmenin yollarını arıyor. Heinrch Girsberger’in oğlu ve şirketin CEO’su olan Michael Girsberger, dünyada ortak üretim yaptıkları tek kuruluşun Tuna Mobilya olduğuna dikkat çekerken, “İsviçre dışında, Almanya, Fransa, Avusturya, İngiltere, Benelüks ülkeleri ve Amerika’ya da ürün gönderiyoruz. Türkiye, satışlarımızın yüzde 8.7’sini oluşturuyor. Bu da üçüncü sıra demek.”

hürriyet.com.tr

Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

Kategori: (Mobilya) Yazan: admin, 17-04-2011

Etiketler : , , , , , , , , , ,

ddd__m718 Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

Arflex’in Lady Chair isimli koltuğu, New York ve Milano da müzelerde sergilen, Avrupa tasarım yarışmalarında dünyanın en özel 100 ürünü arasında yer alan bir ürün..

Arflex 1947 yılından bu yana tasarımlarında kullandığı endüstriyel teknoloji, özgün ve yenilikçi tasarım yaklaşımı ile modern mobilya ve dekorasyon alanında hem İtalya hem de dünya trendlerini belirliyor. Mobilya tasarım tarihinde”yenilikçi, ilham kaynağı” sıfatıyla anılan ünlü mimar Marco Zanuso tarafından 1951 yılında tasarlanan Lady Chair Arflez’in dünyada yankı uyandıran önemli tasarımları arasında yer alıyor.Kullanılan endüstriyel teknoloji günümüzde hala firmalar tarafından kullanıldığı Arflex ürünleri günümüzün en gözde trendleri aradsında gösteriliyor.

ladychair Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

lady1 Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

lady2 Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

lady3 Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

lady4 Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

xxx_8138_1281394162_1_768_1-01 Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

lady5 Dünya Çapında Özel Bir Koltuk Lady Chair..

Arflex’in Lady Chair isimli bu çok çekici koltuğu Türkiye’de Sihir Mobilya tarafından sizlerin beğenisine sunuluyor..

TRENDEKO.COM

İşte 2011 ofis deko-trendleri!

Kategori: (Dekorasyon) Yazan: admin, 02-01-2011

Etiketler : , , , , , , , , , ,

5_271220108541_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

2011′de ofislerdeki moda daha çok ergonomik mobilyalar ile eğlenceli tasarımların harmanından ortaya çıkan minimalist yaklaşımlar olacak…

Ofisler firmaların en büyük imajıdır aslında. İş yapma anlayışlarından çalışanlarına verdikleri öneme kadar birçok konuda çok ciddi ipuçları verir.

Ofis dekorasyonunda en çok üzerinde durulması gereken bir konu aslında çalışanın konforu ve düzenini en üst seviyede tutmaktır.

Bunun için tasarımcılar artık birbirinden kullanışlı ve konforlu ofis mobilyaları yaratıyorlar.

Sadece Avrupa’da gördüğümüz birçok ofis örneğini artık Türkiye‘deki işverenler de uygulamaya çalışıyor ve çok da başarılı sonuçlar ortaya çıkarıyorlar.

2011′de bu hassasiyetler ön planda tutuluyor; ofislerdeki konfor ve çalışan kavramı esas alınarak, kullanışlı tasarımlar ön plana çıkıyor!

İşte 2011 ofis dekorasyonunda öne çıkanlar detaylar:

* İş verimini artıran mobilyalar çok revaçta. Ofis sandalyeleri ve masaları daha konforlu bir hale dönüşmüş durumda.
* Her ihtiyaca uygun mobilyalar ile daha kullanışlı mekanlar yaratmak sezon trendlerinin başında geliyor. Dinlenme koltuğu olarak görünen mobilyanın yanından çıkan küçük bir sehpa ya da masa ile birden lobi ortamı yaratabilecek tasarımlar bu trende iyi bir örnek.
* Şeffaf ofisler özel hayata müdahale gibi yargılansa da, yine bu sezon ön planda olacak!
* ‘Ev gibi ofis’ konsepti yaygın: Ev tipi ofisler çalışanı evinde gibi hissettirip sıcak bir ortam oluşturuyor. Böylece daha verimli bir çalışma ortamı sağlanmış oluyor.
* Özellikle medya ve mimarlık ofislerinde rahatlık ve özgürlük esas alınıyor.
* Ama tabii ki klasik severlerin de Paris şıklığını ofislerine yansıtmalarına engel yok. Yine ahşabın ihtişamlı görüntüsüne teslim olmuş ofisleri görmek farklılık yaratıyor…
* Geometrik tasarımlara sahip eşyalar ofislere her zaman daha bir derinlik ve sevimlilik kazandırır. Yeni yılda bu tarzlar da yine tercih edilenlerden olacak…

Çalışırken her zaman için ön planda tutulması gereken sağlıklı konforu gözden kaçırmayan firmalar, bu sezonun trendy parçalarını gözler önüne seriliyor…

mahmure.com

1_271220108532_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

2_271220108532_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

3_271220108532_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

4_271220108532_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

5_271220108532_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

1_2712201085322_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

2_2712201085322_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

3_2712201085322_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

4_2712201085322_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

5_2712201085322_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

1_2712201085345_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

2_2712201085345_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

3_2712201085345_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

4_2712201085345_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

5_2712201085345_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

1_271220108541_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

2_271220108541_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

3_271220108541_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

4_271220108541_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

5_271220108541_21773 İşte 2011 ofis deko-trendleri!

Depresyonu engelleyen aydınlatmalar

Kategori: (Dekorasyon) Yazan: admin, 26-12-2010

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 Depresyonu engelleyen aydınlatmalar

Gün ışığının azalması dolayısıyla insan beyninin kimyasında değişiklikler olabileceğini belirten uzmanlar, “kötü hissetme” hatta “depresyona sürüklenme” gibi tehlikelere dikkat çekiyor.

Kış mevsiminin gelmesi ve gün ışığının azalması dolayısıyla insan beyninin kimyasında değişiklikler olabileceğini belirten uzmanlar, “kötü hissetme”  hatta “depresyona sürüklenme” gibi tehlikelere dikkat çekiyor.

Işık miktarı ile insan beyni arasındaki etkileşimi kapsayan araştırmaların sonuçlarına göre üretim yapan Ankara’nın Kazan ilçesindeki Arlıght Aydınlatma, insanın biyoritmini gün boyunca düzenleyen armatürler üretiyor.

Özellikle kapalı ortamlarda veya az ışık alan yerlerde uzun süre çalışanların biyoritmlerini aydınlatma kaynaklarıyla düzenleyebileceklerini belirten Elektrik Yüksek Mühendisi Serhat Özenç, insana mutluluk veren serotonin hormonunun salgılanmasını kolaylaştıran ışık düzenekleri ürettiklerini söyledi

Özenç, “Siz laboratuvar çalışanıysanız, ikinci öğretim öğrencisiyseniz veya gece çalışıyorsanız, hapishanedeyseniz çok ciddi problem yaşayabilirsiniz. Işığı sadece aydınlatma aracı olarak algılamak yanlış. Biz üretici olarak, kapalı ortamlarda uzun süre bulunmak zorunda kalanlar için dinamik aydınlatma üretiyoruz” dedi.

Yeni yıla depresyonsuz girin!

Aydınlatmada ışığın miktarı kadar niteliğinin de önemli olduğunu anlatan Özenç, yapılan işe göre aydınlatma şeklinin seçilmesi gerektiğini ifade etti. İnsanın gün içerisindeki biyoritmine göre aydınlatma sağlayan “dinamik aydınlatma sistemi”nin gün ışığının geliş miktarına göre kendisini ayarladığını belirten Özenç, sistemin verimliliğine dikkati çekti.

Özenç, “Yüzde 92 verimlilik garantisi var bu sistemin. Sistem ekonomik modayken ofiste kimse yoksa yüzde oranında 5 kısıyor kendisini, ayarlanmış süre sonunda, ofiste hareketlilik olmazsa ışıklar tamamen kapanıyor. İş yerlerindeki dinamik aydınlatmalarda sistem kendini kısar loş ortam yapar. Bir koridoru düşünün, insanlar geçtiğinde ışıklar açılır, koridor boşken sistem ışık seviyesini azaltır. Dinamik aydınlatma enerji tasarrufu sağlar. Dinamik aydınlatmada yaptığımız tasarruf ve insanın biyoritmine adaptasyondur” diye konuştu.

Sabah mahmurluğu 5 bin 600 kelvin ile atılabilir

Sabah işe başlayanları mahmurluktan kurtarmanın en iyi yolunun doğru aydınlatma olduğunu belirten Özenç, Kazan’daki Arlıght armatür fabrikasında insan psikolojisini etkileyen armatürler ürettiklerini ifade etti. Özenç şunları kaydetti: “Sabah saatlerinde insanın biyoritmini yükseltmek için dinamik aydınlatma takviyesi yapılır. Sabahtan akşama kadar aynı ışık düzeyiyle çalışmak verimli değil. Sizin vücudunuza 5 bin 600 kelvin (sıcaklık ölçü birimi) ışık veriliyor. Bu serotonin salgılamasında etkili bir ışık rengi. 5 bin 600 ışık uykulu, mahmur halinizden uzaklaştırıp dinamizm katmak için gerekli.

Öğleye doğru neye ihtiyacınız var. En büyük problem, yemekten sonra insanın performansı düşer. Bunu önlemek için de yine 5 bin 600 kelvin ve bin lüks değerinde bir aydınlatma gerekiyor. Işıkla oynuyoruz. Hormon dengesini doğrudan etkilediği için ışıkla oynayarak insanların performansını artırıyoruz. Akşam mesaiye kaldıysanız. Size ev ortamı yaşatmak lazım o zaman ışığı loşlaştırıp rengini sıcaklaştırıyoruz.

Sıcak renk, 2 bin 700 kelvin ile 3 bin kelvin arasında olan ışıktır. Sıcak renk insana rahatlık verir. İş ortamında soğuk beyaz ışık kullanılmalı.”

Evlerde sıcak beyaz ampul kullanılmalı

Son dönemlerde çok çeşitli tasarruflu ampullerin çıktığını, şu an piyasada yaklaşık 2 bin 500 çeşit ampulün bulunduğu kaydeden Elektrik Yüksek Mühendisi Özenç, tasarruf yaparken performans kaybetmenin doğru olmadığına dikkati çekti.

Özenç ev aydınlatmalarının nasıl olması gerektiğini de şöyle açıkladı: “Evlerde tek kural var o da konfor. Evlere soğuk beyaz ampul kesinlikle takılmamalı. Konfor ve sağlık için evlere sıcak beyaz ampul alınmalı, yani kutusunda 2 bin 700 kelvin ile 3 bin kelvin yazan ampuller kullanılmalı. Göz sağlığı için evlerde kullanılan ışık doğrudan göze gelmemeli. Küre şeklinde olan kompakt ampuller alınmalı. Çok güçlü tek ampul yerine daha düşük güçte birkaç ampul tercih edilmelidir. Tavan alçak ise endirekt aydınlatma türü seçilmelidir.”

Özenç, aydınlatma armatürü alırken uzak doğu ülkelerinde yapılmamış olanını tercih etmek gerektiğini söyledi.

Arlıght firmasının sahibi Makine Mühendisi Cemil Arlı da ölçülemeyen bir şeyin kontrol edilemeyeceğini, fabrikalarında Türkiye’de tek olan laboratuvarların bulunduğunu kaydetti. Arlı, eski ampullerin ömürlerinin dolduğunu ve önümüzdeki yıllarda imalatlarının durdurulacağını kaydederek Türk insanının bu alandaki yeniliklere çok hızlı uyum sağladığını belirtti.

“Işık beyindeki biyolojik saati en çok etkileyen faktör”

Tekirdağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr Okan Çalıyurt da ışığın beyin üzerindeki etkisinin insanın psikolojisini etkilediğini belirterek, beyindeki faz kayma tedavilerinde de ışığın çok etkili olduğunu söyledi.

Çalıyurt, “Işık, özellikle de parlak ışık, insan biyoritmini ve beyinde yerleşik bulunan biyolojik saati en çok etkileyen faktördür. Sabah uyanır uyanmaz veya yatmadan önce güneş ışığına yakın ışık spektrumuyla etkin tedavi sağlanabiliyor” dedi.

Işık tedavilerinde 10 bin lükse varan derecede yüksek ışık kullanıldığını ifade eden Çalıyurt, “Endüstrileşme ve rekabet koşullarının artmasıyla günün 24 saati çalışma baskısı ile yaşamaktayız” diyen Çalıyurt, “Bu nedenle çoğumuz sabah güneş doğmadan kalkmakta ve işe gitmekteyiz. Uyandıktan sonra uyku mahmurluğunu atabilmek bir an önce dikkat ve konsantrasyon sağlayabilmek ve uyarılabilirlik düzeyini yükseltmek için mümkünse güneş ışığı almak bu sağlanamıyorsa ışığın tüm spektrumunu içeren foloresan lambalarla aydınlatılmış, yüksek ışık şiddetinde bir aydınlatmanın sağlanması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Evde ihtiyac duyulan düzeyde bir aydınlatma yapılması gerektiğini ifade eden Çalıyurt “Ev aydınlatmalarının doğrudan değil endirekt olması gerekiyor. Özellikle uykudan önceki birkaç saat ışık şiddetinin yüksek olmamasına dikkat edilmedir. Gece, yüksek şiddette ışık, melatonin (vücut ritmini ayarlayan hormun) denen hormonu baskılamakta bu da uykuyu olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle de zifiri karanlıkta uyunması ve gece tuvalete kalkma gibi durumlarda yüksek ışık yerine gece lambaları kullanılmalıdır. Bu durum özellikle uykusuzluk yaşayanlar için önemli olmaktadır” dedi.

MİLLİYET