Mutfaksız evler!

Kategori: (Dekorasyon) Yazan: admin, 15-10-2009

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 Mutfaksız evler!

Modern hayatın koşturmacasına, “yanlızlık ve üşengeçlik” de eklenince yeni bir yaşam trendi doğdu!

Yeni Aktüel dergisinin derlediği habere göre, İngiltere, ABD ve Avrupa’nın birçok yerinde yayılan “mutfaksız yaşam” trendi artık ülkemizde de görülüyor. Yemek yapmaya zaman bulamayan veya yemek yapmaktan hoşlanmayanlar, mutfaktan çıkmak yerine,

mutfağı evlerinden çıkarıyor. Mutfakçık diyebileceğimiz “kitchenette” adı verilen mutfaklar da bu modanın ilk öncüleri.

Nohut oda bakla sofa” bir evim var; tam tamına 50 metrekare. Neredeyse 30 yıllık bir daire burası. Küçüklüğüne rağmen kullanışlı hâle getirmek için epey elden geçmesi gerekmişti. Tel dolap ve evyeden ibaret olan mutfağı sil baştan yenilerken, koridora açılan duvarını da yıktırmıştım.

Şimdi küçücük evimin ferah bir mutfağı var. Duvarla birlikte kapı da ortadan kalktığı için pişen her yemeğin kokusu evin tamamını sarıyor. Tam da bu nedenle seviyorum mutfağımı, evimin yaşadığını hissettiriyor bana.

Evin kalbi diye tanımlanan mutfağın hayatımızdaki önemi malûm. Günümüzde televizyon ve oturma grupları mutfak ekipmanları arasında sayılıyor. Hatta iki oda bir salon yerine “iki oda bir mutfak” diyebileceğimiz açık mutfaklı geniş evler rağbet görüyor.

Mutfağın işlevini ve tarihini anlatmak için ateşin bulunduğu çağa dönmeyeceğim ama artık bambaşka bir çağda yaşıyoruz ve ihtiyaçlar değişiyor. Geniş mutfak isteyenler gibi evinde neredeyse hiç mutfak istemeyenler de var. Konut firmalarının çalışan çiftler ya da yalnız yaşayanlar için projelendirdiği stüdyo daireler bu ihtiyacı karşılıyor. ABD, İngiltere ve Avrupa’nın birçok yerinde ise tamamen mutfaksız evler bulunuyor. New York’ta genellikle yalnız yaşayanların tercih ettiği “flat” denen stüdyo dairelerle “loft” diye tabir edilen geniş yaşam alanları bunlara en iyi örnek. Eski fabrika, depo itfaiye binası gibi endüstriyel yapıların elden geçirilip yaşam alanına dönüştürülmesine “loft” adı veriliyor. “Loft”lar tamamen açık planlı ve büyük bir kısmında mutfak bulunmuyor. Bir kısmında ise dolapların içine saklanarak gözlerden uzaklaştırılmış. Flat tipi daireleri ise nispeten düşük gelirli çalışanlar veya öğrenciler tercih ediyor. Küçük bir banyo ile yaşam ve uyuma alanlarının bulunduğu bu evlerin de mutfaksız olanları bulunuyor. Londra’da loft ve flat tipi dairelerin yanı sıra “bölünmüş binalar” la da karşılaşıyoruz. 18. yüzyılın sonları ile 20. yüzyıl başlarında inşa edilen, bizim, köşk, saray ya da malikâne diye adlandırdığımız 10 küsur odalı evler zaman içinde sahip değiştirince bölünüp küçük dairelere ayrılmış. Şimdi öğrencilere, yalnız yaşayanlara ya da küçük ailelere ev sahipliği yapıyorlar. Tabii mutfaksız olarak.

files.php?file=nejat_905867335 Mutfaksız evler!

Nejat Yavaşoğulları “Mutfaksız ev olmaz” diyor.

Mutfaksız hayat olmaz”

Almanya’da 20. yüzyılın başlarında Frankfurter tarzı denen sosyal konutlar yapıldığını biliyoruz. Mutfağa sadece dört metrekare alan ayrılan evler bunlar. İki kişinin aynı anda hareket etmesine olanak tanımayan bu tarzın amacı kadının evin dışına çıkıp çalışmaya yönlendirilmesi olarak açıklanıyor. Tayland’da ise evlerin hiç mutfağı yok. Çünkü ülkenin geleneğinde evler mutfaksız, hatta

evde tüp bulundurmak bile yasaklanmış. Tayland’da tüm yeme içme faaliyetleri ev dışında hallediliyor. Mutfaksız ev furyasından Fransa bile nasibini almış; “mutfağı” ile ünlü ülkede emlakçılar bu tür evlere olan talebin arttığını söylüyorlar.

Türkiye’deyse özellikle İstanbul’daki residance’larda “kitchenette” adı verilen minik mutfaklarla sık karşılaşılıyor artık. Bu mutfaklar oturma odasının bir köşesinde bazen başka bir odaya açılan kapı görünümünde, bazen de kitaplığın devamı gibi duruyor. Kapakları açtığınız da ise karşınıza küçük bir evye, birkaç bardak, su ısıtıcısı ve mini bir buzdolabı çıkıyor. Dekoratörler mini mutfakları gözlerden uzaklaştırmak için birbirinden şık tasarımlar yaparken mimarların mutfaklarda yaşanan değişime bakışı ise biraz farklı. Örneğin müzisyen mimar Nejat Yavaşoğulları tamamen mutfaksız ev olamayacağı görüşünde. “Mutfak yoksa muhakkak onun yerini dolduracak bir şey vardır. Tamamen mutfaksız

hayat olmaz. Buzdolabı, bardak, fincan, onları yıkamak için bir evye… Ağır yemek pişirmeyebilirsiniz, koca koca davlumbazlarınız olmaz ama küçük bir mutfak düzeni kurulabilir. Mutfak bir evin en karakteristik özelliğidir, bekâr da olsanız icap ettiği vakit bir şeyler pişirirsiniz. Mutfak günümüzde çok abartılı hâle geldi. 7–8 bin liradan başlayıp 100 bin liraya kadar ulaşan fiyatlarla mutfak yaptırıyor insanlar. Eskiden böyle değildi, şimdi mutfaklar güzelleşti, standartları yükseldi ama abartıldı. Belli bir noktadan sonrası gereksiz, içinde çalışanı da yoran mutfaklar onlar. Ev dediğiniz, yatacak yer, oturacak yer, besleneceğiniz yerlerin bütünüdür” diyor.

files.php?file=mutfaksiz1_394694683 Mutfaksız evler!

Home Art dergisinin Kasım sayısı için hazırlanan “Stüdyo Daireler” dosyasında fotoğraflanan bu evin mutfağı Kitchenette tarzına iyi bir örnek. Ev sahibesi oturma odasının köşesindeki küçücük bir alanı dekoratif kapılar ardına saklayarak hem mutfak ihtiyacını çözmüş hem de gözlerden uzaklaştırmış.

Aile birliğinin ocağın tütmesiyle ilişkilendirildiği Türkiye’de –henüzmutfaksız evler inşa edilmese de bu alanı hayatından çıkaranlara rastlamak mümkün. Hatta birkaçını yakından tanıyorum. Fotoğrafçı arkadaşım Nalan mutfaksız yaşayanlardan. Karanlık oda olarak kullandığı mutfak onun için artık sadece çalışma alanı. Ünlü söz yazarı Aysel Gürel’le veya yakınları ile yapılan söyleşilerden de, hatırımızda mutfak kullanmadığı kalmış. Aysel Gürel uzun yıllar mutfağını kullanmamış, daha doğrusu yemek pişirmek için kullanmamış. Mutfak dolaplarının kapakları şarkı sözleri için not defteri görevi üstlenmiş.

files.php?file=mutfaksiz2_312456860 Mutfaksız evler!

Gümüşsuyu Cheya Residences

Mutfağı hayatınızdan çıkarmak isteyince o alanı başka türlü kullanabiliyorsunuz. Ama Amerikan mutfak dediğimiz açık mutfaklar için yapılabilecek fazla bir şey yok. Şık bir residance’ın stüdyo dairesinde ikamet eden Metin Bekar açık mutfağından rahatsız: “Mutfağı bulunmayan bir evde oturmayı tercih ederdim. Mutfağı hiç kullanmıyorum, evyeyi bile!” diyor. Metin Bekar ile dışarıda yemek yerken konuşuyoruz: “Üşengeç bir adamım, yemek pişirmeyi becerebilirim elbette, ama tercih etmiyorum. Çünkü mesele yemeği yapmakla bitmiyor, alışverişi var, hazırlığı var, bulaşığı var ve tüm bunlar zaman alıyor. Dışarıda yemek çok daha pratik bir şey. Benim buzdolabımın dışı içinden daha kalabalık mesela: İçinde sadece içecekler dururken dışında birçok restoranın magneti duruyor. Akşam 7’de işten çıkıp o yorgunlukla evde yemekle uğraşmak istemiyorum. Kendime kalan kısıtlı zamanı başka türlü değerlendirmeliyim. Mesele karın doyurmaksa bunun birçok yolu var, dışarı çıkabilirim, internetten dilediğimi sipariş verebilirim” diye anlatıyor. Mutfak dolaplarında sadece birkaç bardak bulunan Bekar’a göre mutfak ekipmanları da gereksiz.

“Bir tuşla istediğim siparişi veriyorum”Yemek pişirmek kadının geleneksel bir faaliyeti olduğu için mutfağı hayatından çıkaranların büyük çoğunluğu erkekler. 28 yaşındaki broker Yavuz da mutfaksız yaşayanlardan. Açık mutfaklı stüdyo dairesini dekore ederken mutfak ekipmanlarına yer ayırmamış. Bir köşeye yerleştirdiği minik buzdolabı ve onun üzerindeki su ısıtıcısı ile tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. “Yemek çok keyifli ama neden hazırlama ya da pişirme sürecine dahil olayım ki! Bir telefonla veya birkaç tuşa basarak istediğim siparişi veriyorum” diyor.

files.php?file=mutfaksiz3_822366845 Mutfaksız evler!

Zorunlu ihtiyaçları karşılamaya yönelik tasarlanan mini mutfaklar sürgü ya da stor kapakları kapatıldığında dekoratif bir dolap izlenimi veriyor.

Ülkemizde yalnız yaşayanlar, öğrenciler ve gençlerin tercih ettiği mutfaksız yaşamı dünyada ailece sürdürenler var ve sayıları da hızla artıyor. Ünlü televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ, geçen hafta bir yemek programı ile ilgili yazısında Londra’daki mutfaksız evlerden bahsediyordu. Ailesinin bir kısmı Londra’da yaşayan Yüksel Aytuğ gözlemlerini “İngiltere’de özellikle Londra’da yeme içme alışkanlıkları Avrupa’dan çok farklı. İnsanlar evlerinde mutfak olsa bile dışarıda yeme eğilimindeler. Londra’da birçok mutfaksız daire gördüm. Buralarda yaşayanlar genellikle yoğun çalışan insanlar. Günümüz koşullarında zaman çok kıymetli ve kimse taze fasulye ayıklayarak vakit kaybetmek istemiyor. Oturduğu yerden birkaç tuşa basıp internet üzerinden dilediği yemeği sipariş eden insanlar işlerine daha fazla zaman ayırabiliyor” diye aktarıyor.

Yalnız yaşadığı ve mesai saati belirsiz zaman dilimlerinde çalıştığı halde mutfağından vazgeçmeyenler de var tabii. 29 yaşındaki Ekin’e “Yalnız yaşıyorsun, yemek pişirdiğini de biliyorum ama belki çevrende mutfaksız yaşayan arkadaşların vardır” diyerek haberime destek arıyorum. Ekin “Mutfağı olmayan ev olur mu? Zaten benim yemek pişirmeyen insanlarla işim olmaz. Yemeğin hazırlığı ve pişirme süreci çok keyifli. Ardından kendi kurduğun sofrada yapılan muhabbetler var ki hiçbir şeye değişmem. Böyle bir zevk başka nerede var?” diyor.

Kısacası mutfağın varlığı yaşam tarzı ve alışkanlıklarla ilintili olduğu için hayatımızda önemli bir yer tutuyor. Bu yerin ev sınırları dışına çıkması ise şimdilik pek mümkün görünmüyor…

Merve Yöneyman“Mutfaksız ev sadece bir lüks!”

Merve Yöneyman / Mimar

“Günümüzde, tüm dünyada, özellikle büyük şehirlerde yaşam şekli eskisine göre bir hayli farklı. Yaşam alanları minimum ve maksimum uçlarda seyrediyor. Büyük malikâneler daha da büyük ve gösterişli, küçük evler ve daireler ise neredeyse otel odası kadar oldu. Birkaç senedir tüm dünyada bu konuda birçok araştırma yapılıyor, insanların sorunsuz bir hayat için ihtiyaçları olan metrekareler ve yaşam bölümleri ülkeden ülkeye, kültürden kültüre fark etse de herkesin buluştuğu birtakım ortak noktalar var. Mesela, metropollerde artık mimari yatay değil, dikey olarak gelişiyor. İstanbul’da yaşayan biri olarak, ‘residence yaşamı’ konseptiyle iç içe olmamak imkânsız. Günümüzde hızlı yaşam temposu sebebiyle insanlar kendine vakit ayıramıyor. Artık evlerde küvet bile çok fazla yok, çünkü kullanılamıyor, öyle bir zamanımız yok. Kendimize ayırabildiğimiz vakitleri, şahsi uğraşılarımızla değerlendiriyoruz. Hayat akışı böyleyken, tam teşekküllü mutfaklara da ihtiyaç duyulmuyor. Özellikle bekâr kişilerin yaşamı, sabah kettle’da ısıtılan suyla kahve yapmaktan ve akşamları buzdolabından çıkardığı bir biradan çok da öteye gitmiyor. Çünkü sıcacık yemeğiniz kapınıza bir telefon ve hatta telefonda konuşmak istemezseniz web’den bir tık’la geliyor. Mutfaklar bu yüzden artık kitchenette şeklinde, otel odası mutfağı yani. Aslında mutfak tamamen kullanıcıya göre şekillenmeli. Ben, tost makinem, kettle’ım ve bulaşık makinem olduğu sürece herhangi bir sıkıntı çekmem ve bunların hiçbiri evde ayrı bir mutfak olmasını gerektirmiyor. Mutfaksız ev, yemek yapmayı sevenler için kâbus gibi görünse de dışarıdan yemek söylemeye veya dışarıda yemek yemeye alışık insanlar için sadece bir lüks. Jakuzi gibi…

SABAH-EMLAK

Eviniz küçükse…

Kategori: (Dekorasyon) Yazan: admin, 02-01-2009

Etiketler : , , , , , , , , , ,

image

Küçük bir eviniz mi var? Umutsuzluğa kapılmayın. En küçük mekanlarda maksimum kullanım alanı yaratmak için bu tavsiyelere uyun ve iyi bir tasarımın tadını çıkarın

DAR ALANLARDA YAPILMASI GEREKENLER

İyi bir tasarımın tadını çıkarmak için saray gibi evlerde yaşamak gerekmiyor. Aslında küçük alanları büyütmek konusunda aşağıda bolca fikir var; odayı geniş gösteren boyama şekillerinden, sergilemenin etkin yollarına kadar. Burada, dar mekanlarda yaşayan ama tarz sahibi olanlar için tasarım konusunda yapılması ve yapılmaması gerekenlerini paylaşıyoruz.

Tavanla başlayın
Odalarınızdaki perdeleri duvarın en üst noktasına yerleştirin (örneğin kartonpiyerin hemen altına). Perdeleri yüksek bir yere asmak kumaşın özgürce sallanmasına izin verir ve gözleri yukarı çeker. Ayrıca dikey kartonpiyerler odanızda daha fazla hacim illüzyonu yaratır.

Gömme dolaplar yaptırın
Gömme dolaplar hemen hemen hiç yer kaplamamalarına rağmen çok geniş saklama alanı yaratırlar ve bu da küçük bir ev için mükemmel bir özelliktir. Oturma odanızdaki gömme kitaplığa birden fazla görev verebilirsiniz: Sadece kitapları veya bibloları koymak yerine mini bar görevini de gömme kitaplığınız üstlenebilir.

Yansımalardan faydalanın
Aynalar ve cam bölmeler, stratejik olarak yerleştirildiğinde, alanı daha geniş göstermeye yarar. Hatta aynanızı yansıtmasını istediğiniz alan ve objelere göre yerleştirirseniz odanıza ferahlık yanında çok hoş da bir hava katabilirsiniz. Büyük aynalar yanında küçük aynalarda özellikle objelerin yansıtılması konusunda çok stratejiktirler. Örneğin oturma odasındaki gömme kitaplığın yanına yerleştireceğiniz küçük bir ayna buraya yerleştirmiş olduğunuz biblo, bardak vb hoşunuza giden görüntüleri ikiye katlayabilir. Aynalar dışında uygulayacağınız diğer yansıtıcı alanlar da çok işinize yarayabilir. Örneğin sarı boyaya cila ekleyerek duvarların odadaki az ışığı yansıtmasını sağlayarak odanızı ışıl ışıl yapmanız mümkün. Ayrıca büyük bir dolapla yemek odasındaki spot ışıklarını dilediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz.

Odaların birbirine açılmasını sağlayın
Farklı alanları belirgin şekilde ayırmak önemlidir ama bitişik odalar arasında bazı açıklıklar olması hepsinin daha büyük görünmesini sağlar. Tıka basa dolu mutfağınızı, yemek odasından tamamen ayırmak yerine büyük bir geçiş alanı ile bu iki mekanı birbirine bağlayabilirsiniz. Yine aynı şekilde, ofisinizi camlı bir kapıyla oturma odasına bağlayarak, iki odanın da aynı ışığı almasını ve hatta tasarıma göre aynı manzarayı görmesini de sağlayabilirsiniz.

Farklı alanları zarifçe ortaya çıkarın
Tamamen farklı duvar renkleri ya da döşemeler seçmeden bir odayı diğerinden ayırın. Yemek odasında kullanabileceğiniz döşemenin dama tahtası deseni, hem mutfakla arada tanımlayıcı bir alan yaratılmasına hem de fazla yer kaplamayan bir halı gibi gözükmesine yarayabilir.

Her odaya farklı bir hava verin
Oturma odasını yemek odasından ayırmak için duvarlara desen çalışması yapabilirsiniz; Benzer tonlarda, örneğin biri düz, biri fitilli dokunun kullanılması, mekanlarını tanımlamanın yanında zengin bir görüntü de sağlar. Bu tonlar hem birleştirici bir etki yapar, hem de mekanlarda bir süreklilik havası vererek hissedilen toplam hacmi arttırır. Bunun için boyanın yanı sıra duvar kağıtları ve günümüzde her yerde bulabileceğiniz çıkartma şeklindeki duvar desenlerini deneyebilirsiniz. Ayrıca sade döşemeli kornişler kullanarak mutfak camını süsleyebilir, kullanacağınız çizgili desenlerin duvar ve tavana yansımasını sağlayabilirsiniz.

Açık renkleri tercih edin
Renk kurallarından biri de açık tonların ileriye doğru gidip odayı daha geniş göstermesi, koyu renklerin ise geriye giderek alanı daraltmasıdır. Mutfağınızda havadar beyaz dolaplarla ferah bir görüntü sağlayabilir, aynı etkiyi yatak odanızda beyaz nevresimlerle verebilirsiniz.

Gözleri yukarı çekin
Bu daha fazla hacim olduğu illüzyonunu yaratır ve alan darlığını azaltır. Beyaza boyanmış kaplama kartonpiyer oturma odanızın tavanını öne çıkarabilir; çizgili duvar kağıdı da mutfak duvarlarının yüksekliğini arttırabilir. Yemek odanızda duvarın üçte ikisi yükseklikte kullanabileceğiniz dikey döşeme parçaları, önünü kısmen kapatan dikey sandalye arkalıklarıyla beraber özel bir etki yaratır.

Yer döşemelerini sürekli hale getirin
Evin her yerinde aynı döşeme malzemesini kullanmak süreklilik duygusu verir; göz bir odadan diğerine atlamaz; daha ziyade alanlar arasında dolaşır. Eğer ahşap döşemelerden hoşlanıyorsanız hafif desenli bir görüntü mekanın çok daha geniş görünmesini sağlar.

Günışığını içeri alın
Büyük camlar güneş ışığının duvarlardan yansımasını sağlar ve en korkunç odayı bile aydınlatır. Banyo ya da yatak odası gibi mahremiyet gereken alanlarda, güneş ışığının içeriye dolmasına izin verecek şekilde, kolayca ayarlanabilir perdeler yerleştirin. Örneğin yatak odanızda, pencerelerden gelen ışık mafsallı panjurlarla azaltılabilir. Güneşin sıcak ışıklarından korunmak için onları kapalı tutabilir ya da güneş ışığı almak için hepsini açabilirsiniz. Oturma alanınızı genişletmek için, eğer varsa, dış alanlardan faydalanabilirsiniz.

Alanınızı dışa açın
Avlu, balkon, kış bahçesi gibi mekanlar, çok fazla masraf çıkarmadan, kullanılabilir alanı çok fazla arttırır. Veranda içerideki bir odanın tüm konforunu sağlayabilir: böcekleri uzakta tutmak için perdeler, kızgın güneşten koruma sağlamak için bir tente veya rahatınızı sağlayacak sıcak ve davetkar mobilyalar.

DAR ALANLARDA YAPILMAMASI GEREKENLER

Büyük boyutlardaki mobilyalardan korkmayın
Büyük boyutlu, kır evi stilinde dolaplar gibi bazı etkileyici büyük parçalar, gereken saklama alanını sağlamanın yanısıra odanın çok çıtkırıldım görünmesini engelleyen odak noktalarını yaratabilir.

Eve çok fazla şey yığmayın
Bazen az gerçekten çok anlamına gelir. Odaların çok kalabalık olması mekandaki ferahlık hissini azaltır ve odaların olduğundan küçük görünmesine sebep olabilir. Gömme dolaplarınızı ve yarattığınız diğer depolama alanlarını kullanarak ortada çok fazla ufak tefek olmamasını sağlayın. Gereksiz bulduklarını atın veya dönüştürün. Eğer bütün fazlalıklardan kurtulduğunuzu düşünüyorsanız tekrar bakın, mutlaka daha fazlası vardır.

Çok fazla desen kullanmayın
Evinizin huzur dolu ve sakin olması için daha durgun renkler seçebilirsiniz. Eğer evde çoçuk veya kedileriniz varsa beyaz gibi dinlendirici renkler yerine, kir göstermeyen adaçayı yeşili gibi renkleri seçebilirsiniz.

Tavanı unutmayın
Tavan bir odanın beşinci duvarıdır. Dolayısıyla tavanınıza da duvar gibi davranarak hacim kazanabilirsiniz. Desenli ve renkli boyalar bu alanı değerlendirmenizde yardımcı olabilir.

Mimari detayları atlamayın
Kartonpiyer ve kaplamalar sadece gösterişli alanlar için değildir. Küçük alanlarda da bu detayları kullanarak vurgu yaratabilir, mekanı süsleyebilir ve mekanı öne çıkarabilirsiniz. Odanızda koyu renk kartonpiyer kullanımı desenli tavanlar için ilham kaynağı olabilir.

Mobilya almış olmak için mobilya almayın
Evinizdeki insanların ve genelde gelen misafirlerin sayısına göre ne kadar koltuğa ihtiyacınız olduğunu hesaplayın ve bu miktara uygun mobilyaları alın. Yoksa, hiç rahat olmayan tıka basa dolu bir alanda sıkışıp kalırsınız.

Cicili bicili perdelerle dağınıklık yaratmayın
Deseni ağır basan kumaşlar, dikkati özenle tasarlanmış bir odadan alıp kendine çekecektir. Güneş ışınlarını filtreleyen ve komşulara karşı mahremiyetinizi koruyan, mobilyalarınıza uygun, basit perdeler seçin.

En ufak bir alanı bile boşa harcamayın

Dolaplar çok kullanışlıdır. Ayakkabı ve diğer ihtiyaçları saklamak için ekstra dolaplar aynı zamanda dağınıkığı da minimum da tutmak için gereklidir. Dolaplar aynı zamanda eşyalarınız için bir kategorizasyon görevini yerine getirerek, gerektiğinde fazlasını ayıklamanız için size uyarı da verir.

Küçük bir bahçeyle sınırlı kalmayın
Eğer küçük de olsa bir bahçeniz varsa, bir havuz ve sade ahşap bir bankla küçük ama davetkar bir arka bahçe yaratabilir, bahçe içinde odak noktası oluşturabilirsiniz. Ayrıca çiçekler de bahçenizi sevimleştirmenin yanı sıra kompozisyonu tamamlamak açısından size yardımcı olabilir.

Cam boyamak ister misiniz?

Kategori: (Dekorasyon) Yazan: admin, 09-12-2008

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , ,

08012008094157_358_522125vit Cam boyamak ister misiniz?

İlk olarak büyük mimari yapılarda, daha sonraları da bir çok evde karşımıza çıkan vitray sanatı ile tanıştınız mı?

Cam süsleme (Vitray) sanatının gelişimi
Cam süsleme sanatı, çok eski zamanlardan beri bilinmektedir. Cam süsleme sanatı aslen Doğu Akdeniz’den gelmektedir. O zamanlarda da cam üretimi yapılıyordu. Kalın ve küçük boyuttaki camlar, mermerler, bronzlar ve küçük cam parçaları ile birlikte bu sanat ortaya çıktı. En eski boyalı vitray örnekleri 9. ve 10.yy’da bulunmuştur. Daha sonra vitray gotik mimarlığının yayılmasına koşut bir gelişme göstermiştir.

1260 yıllarında yeni bir dönem başladı. Bu tarihte vitray çok canlı ancak ışığı daha az geçiren renklerden yapılıyordu. Osmanlı Devleti de yapılarında Cam süsleme sanatını kullanmıştır. Cami, konak, saray ve türbelerde vitraylara rastlamak mümkündür. Özellikle bu yapıların tepelerinde görülen camlarda birleştirici madde olarak alçı kullanılmıştır. Topkapı Sarayı, Şehzade Türbesi, Süleymaniye Camii, Yeni Cami bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Günümüzde vitray giderek önem kazanmış, özellikle iç mimarlıkta daha çok kullanılmaya başlanmıştır.

Cam süsleme(Vitray) teknikleri
Cam süsleme sanatında uygulanan 5 teknik var:

Mozaik vitray: Mozaik vitrayın yapımı için gerekli olan malzemeler; beyaz cam materyalleri, transparan cam vitray boyası, siyah cam vitray boyası, fırça, siyah kontur, 40×30 mat cam. mozaikvitray Cam boyamak ister misiniz?

1 . 40×30 ebatlarında olan camın mat tarafına siyah konturla eskiz çizilir, çizilen eskizin içi fırça yardımı ile transparan cam vitray boyası ile boyanır.
2. Boyanan bölgelere camlar serpiştirilir ve kurumaya bırakılır.
3. Kuruduktan sonra eskiz siyah cam vitray boyasıyla boyanır.
4. Bir süre daha kuruduktan sonra çerçeve yapılır.

Macunlu vitray: Macunlu vitrayın yapımı için gerekli olan malzemeler; yapılacak yerin ebadı kadar cam, selülozik vernik, selülozik tiner, renkli camlar, elmas, macun, ispirtolu kalem, pense ve silikon.

1. Öncelikle eskiz çizilir ve renklendirilir.
2. Eskiz camın altına yerleştirilir.
3. Rengine göre cam alınır, eskizin üzerinde çizilir, sonra elmas yardımı ile cam çizilen yerden kesilir.
4. Fazla parçalar pense ile alınır ve kesilen cam yerine koyulur.
5. Bütün parçalar bu şekilde kesildikten sonra renkli camlar selülozik vernikle camdaki yerlerine yapıştırılır.
6. Bu işlem de bittikten sonra camların araları macun ile doldurulur.
7. Macun kuruduktan sonra selülozik tinerle silinir.
8. Biten cam yapılan yere silikonla yapıştırılır.
9. Renkli camlar bu iki camın arasında kalır.

Kurşunlu vitray: Kurşunlu vitrayın yapımı için gerekli olan malzemeler; renkli camlar, elmas, ispirtolu kalem, pense, havya, kurşun, pamuk, lehim, selülozik tiner.

1. Öncelikle eskiz çizilir ve renklendirilir.
2. Çizilen eskiz masa üstünde sabitleştirilir, bir köşesi iki kurşunla havya yardımı ile lehim yapılır.
3. Rengine göre camlar alınır, eskizin üzerinde çizilir, sonra elmas yardımı ile cam çizilen yerden 1,5 mm dıştan kesilir.
4. Fazla parçalar pense ile alınır ve cam kurşuna yerleştirilir.
5. Açıkta kalan kısmı da kurşunla birleştirilip lehim yapılır.
6. Lehim yapılan yer pamuk yardımıyla silinir.
7. Işlem bu şekilde devam eder.
8. Biten cam selülozik tinerle silinir ve yapılan yere yapıştırılır.

Boyalı vitray: Boyalı vitray için gerekli olan malzemeler; cam vitray boyaları, fırça, kontür.boyalivitray Cam boyamak ister misiniz?

1. Eskiz çizilir ve renklendirilir.
2. Eskiz camın altına yerleştirilir ve kontür ile çizilir.
3. Daha sonra oluşturulan renkler boyanır ve işlem biter.

Boyalı vitrayın başka bir tekniği de var. Bu teknikte yukarıdaki malzemeler aynen kullanılıyor. Ancak cam vitray boyası yerine fuxy cam vitray boyası ve leitz (şeffaf dosya) kullanılıyor…

1. Eskiz çizilir ve renklendirilir.
2. Çizilen eskizin üzerine leitz yerleştirilir.
3. Kontürle eskiz üzerinden geçilir.
4. Kuruduktan sonra fuxy boya ile renklendirilir.
5. 4-5 saat kuruduktan sonra eskiz leitz üzerinden çıkartılır. İstenilen yere yapıştırılır.

Tifani: Tifani’nin yapımı için gerekli olan malzemeler; renkli camlar, elmas, ispirtolu kalem, pense, havya, bakır folyo, lehim. tifanivitray Cam boyamak ister misiniz?

1. Eskiz çizilir ve renklendirilir.
2. Çizilen eskiz sabitleştirilir.
3. Rengine göre camlar alınır, eskizin üzerinde çizilir, sonra elmas yardımıyla cam çizilen yerden kesilir.
4. Fazla parçalar pense ile alınır.
5. Camın kenarları bakır folyo ile kaplanır.
6. Bütün parçalar bittikten sonra camlar birbirine havya yardımıyla lehimlenir.
7. Biten cam papılan yere yapıştırılır.