Ara
Depresyonu engelleyen aydınlatmalar
Kategori: (Dekorasyon) Yazan: admin, 26-12-2010
Etiketler : Ankara, Arlıght Aydınlatma, armatür, Aydınlatma, depresyon, Doç. Dr Okan Çalıyurt, ev aydınlatmaları, gece lambası, göz sağlığı, Gün ışığı, insan beyni, Kış mevsimi, laboratuvar, ofis, performans, tasarruf, Tekirdağ Üniversitesi, Türkiye, uykusuzluk
->
Gün ışığının azalması dolayısıyla insan beyninin kimyasında deÄŸiÅŸiklikler olabileceÄŸini belirten uzmanlar, “kötü hissetme” hatta “depresyona sürüklenme” gibi tehlikelere dikkat çekiyor.
Kış mevsiminin gelmesi ve gün ışığının azalması dolayısıyla insan beyninin kimyasında deÄŸiÅŸiklikler olabileceÄŸini belirten uzmanlar, “kötü hissetme” hatta “depresyona sürüklenme” gibi tehlikelere dikkat çekiyor.
Işık miktarı ile insan beyni arasındaki etkileşimi kapsayan araştırmaların sonuçlarına göre üretim yapan Ankara’nın Kazan ilçesindeki Arlıght Aydınlatma, insanın biyoritmini gün boyunca düzenleyen armatürler üretiyor.
Özellikle kapalı ortamlarda veya az ışık alan yerlerde uzun süre çalışanların biyoritmlerini aydınlatma kaynaklarıyla düzenleyebileceklerini belirten Elektrik Yüksek Mühendisi Serhat Özenç, insana mutluluk veren serotonin hormonunun salgılanmasını kolaylaştıran ışık düzenekleri ürettiklerini söyledi
Özenç, “Siz laboratuvar çalışanıysanız, ikinci öğretim öğrencisiyseniz veya gece çalışıyorsanız, hapishanedeyseniz çok ciddi problem yaÅŸayabilirsiniz. Işığı sadece aydınlatma aracı olarak algılamak yanlış. Biz üretici olarak, kapalı ortamlarda uzun süre bulunmak zorunda kalanlar için dinamik aydınlatma üretiyoruz” dedi.
Yeni yıla depresyonsuz girin!
Aydınlatmada ışığın miktarı kadar niteliÄŸinin de önemli olduÄŸunu anlatan Özenç, yapılan iÅŸe göre aydınlatma ÅŸeklinin seçilmesi gerektiÄŸini ifade etti. İnsanın gün içerisindeki biyoritmine göre aydınlatma saÄŸlayan “dinamik aydınlatma sistemi”nin gün ışığının geliÅŸ miktarına göre kendisini ayarladığını belirten Özenç, sistemin verimliliÄŸine dikkati çekti.
Özenç, “Yüzde 92 verimlilik garantisi var bu sistemin. Sistem ekonomik modayken ofiste kimse yoksa yüzde oranında 5 kısıyor kendisini, ayarlanmış süre sonunda, ofiste hareketlilik olmazsa ışıklar tamamen kapanıyor. İş yerlerindeki dinamik aydınlatmalarda sistem kendini kısar loÅŸ ortam yapar. Bir koridoru düşünün, insanlar geçtiÄŸinde ışıklar açılır, koridor boÅŸken sistem ışık seviyesini azaltır. Dinamik aydınlatma enerji tasarrufu saÄŸlar. Dinamik aydınlatmada yaptığımız tasarruf ve insanın biyoritmine adaptasyondur” diye konuÅŸtu.
Sabah mahmurluğu 5 bin 600 kelvin ile atılabilir
Sabah iÅŸe baÅŸlayanları mahmurluktan kurtarmanın en iyi yolunun doÄŸru aydınlatma olduÄŸunu belirten Özenç, Kazan’daki Arlıght armatür fabrikasında insan psikolojisini etkileyen armatürler ürettiklerini ifade etti. Özenç ÅŸunları kaydetti: “Sabah saatlerinde insanın biyoritmini yükseltmek için dinamik aydınlatma takviyesi yapılır. Sabahtan akÅŸama kadar aynı ışık düzeyiyle çalışmak verimli deÄŸil. Sizin vücudunuza 5 bin 600 kelvin (sıcaklık ölçü birimi) ışık veriliyor. Bu serotonin salgılamasında etkili bir ışık rengi. 5 bin 600 ışık uykulu, mahmur halinizden uzaklaÅŸtırıp dinamizm katmak için gerekli.
Öğleye doğru neye ihtiyacınız var. En büyük problem, yemekten sonra insanın performansı düşer. Bunu önlemek için de yine 5 bin 600 kelvin ve bin lüks değerinde bir aydınlatma gerekiyor. Işıkla oynuyoruz. Hormon dengesini doğrudan etkilediği için ışıkla oynayarak insanların performansını artırıyoruz. Akşam mesaiye kaldıysanız. Size ev ortamı yaşatmak lazım o zaman ışığı loşlaştırıp rengini sıcaklaştırıyoruz.
Sıcak renk, 2 bin 700 kelvin ile 3 bin kelvin arasında olan ışıktır. Sıcak renk insana rahatlık verir. İş ortamında soÄŸuk beyaz ışık kullanılmalı.”
Evlerde sıcak beyaz ampul kullanılmalı
Son dönemlerde çok çeşitli tasarruflu ampullerin çıktığını, şu an piyasada yaklaşık 2 bin 500 çeşit ampulün bulunduğu kaydeden Elektrik Yüksek Mühendisi Özenç, tasarruf yaparken performans kaybetmenin doğru olmadığına dikkati çekti.
Özenç ev aydınlatmalarının nasıl olması gerektiÄŸini de şöyle açıkladı: “Evlerde tek kural var o da konfor. Evlere soÄŸuk beyaz ampul kesinlikle takılmamalı. Konfor ve saÄŸlık için evlere sıcak beyaz ampul alınmalı, yani kutusunda 2 bin 700 kelvin ile 3 bin kelvin yazan ampuller kullanılmalı. Göz saÄŸlığı için evlerde kullanılan ışık doÄŸrudan göze gelmemeli. Küre ÅŸeklinde olan kompakt ampuller alınmalı. Çok güçlü tek ampul yerine daha düşük güçte birkaç ampul tercih edilmelidir. Tavan alçak ise endirekt aydınlatma türü seçilmelidir.”
Özenç, aydınlatma armatürü alırken uzak doğu ülkelerinde yapılmamış olanını tercih etmek gerektiğini söyledi.
Arlıght firmasının sahibi Makine Mühendisi Cemil Arlı da ölçülemeyen bir şeyin kontrol edilemeyeceğini, fabrikalarında Türkiye’de tek olan laboratuvarların bulunduğunu kaydetti. Arlı, eski ampullerin ömürlerinin dolduğunu ve önümüzdeki yıllarda imalatlarının durdurulacağını kaydederek Türk insanının bu alandaki yeniliklere çok hızlı uyum sağladığını belirtti.
“Işık beyindeki biyolojik saati en çok etkileyen faktör”
Tekirdağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr Okan Çalıyurt da ışığın beyin üzerindeki etkisinin insanın psikolojisini etkilediğini belirterek, beyindeki faz kayma tedavilerinde de ışığın çok etkili olduğunu söyledi.
Çalıyurt, “Işık, özellikle de parlak ışık, insan biyoritmini ve beyinde yerleÅŸik bulunan biyolojik saati en çok etkileyen faktördür. Sabah uyanır uyanmaz veya yatmadan önce güneÅŸ ışığına yakın ışık spektrumuyla etkin tedavi saÄŸlanabiliyor” dedi.
Işık tedavilerinde 10 bin lükse varan derecede yüksek ışık kullanıldığını ifade eden Çalıyurt, “EndüstrileÅŸme ve rekabet koÅŸullarının artmasıyla günün 24 saati çalışma baskısı ile yaÅŸamaktayız” diyen Çalıyurt, “Bu nedenle çoÄŸumuz sabah güneÅŸ doÄŸmadan kalkmakta ve iÅŸe gitmekteyiz. Uyandıktan sonra uyku mahmurluÄŸunu atabilmek bir an önce dikkat ve konsantrasyon saÄŸlayabilmek ve uyarılabilirlik düzeyini yükseltmek için mümkünse güneÅŸ ışığı almak bu saÄŸlanamıyorsa ışığın tüm spektrumunu içeren foloresan lambalarla aydınlatılmış, yüksek ışık ÅŸiddetinde bir aydınlatmanın saÄŸlanması gerekmektedir” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Evde ihtiyac duyulan düzeyde bir aydınlatma yapılması gerektiÄŸini ifade eden Çalıyurt “Ev aydınlatmalarının doÄŸrudan deÄŸil endirekt olması gerekiyor. Özellikle uykudan önceki birkaç saat ışık ÅŸiddetinin yüksek olmamasına dikkat edilmedir. Gece, yüksek ÅŸiddette ışık, melatonin (vücut ritmini ayarlayan hormun) denen hormonu baskılamakta bu da uykuyu olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle de zifiri karanlıkta uyunması ve gece tuvalete kalkma gibi durumlarda yüksek ışık yerine gece lambaları kullanılmalıdır. Bu durum özellikle uykusuzluk yaÅŸayanlar için önemli olmaktadır” dedi.
MİLLİYET
